Bu Blogda Ara

9 Eylül 2014 Salı

Karıncalar Arasındaki Mücadele

Şimdiye Kadar Sadece Laboratuvarda Görülmüş Kimyasallar Üretiyor..!
Kimyasal madde üretimi, laboratuvar ortamında sentezlenebilen fakat daha önce doğada gözlenmemiş bazı kimyasalların karınca türleri arasındaki mücadele sonucu sentezinin keşfiyle yeni bir anlam kazandı.
Yukarıdaki cümle Alien vs. Predator isimli korku filminin senaryosundan fırlamışa benziyor, fakat bu sefer iki taraf da karınca türü. Bir taraf, ismini acı verici iğnelerinden almış ateş karıncaları ya da Latince adlandırılmasıyla Solenopsis invicta. Bizim için acı verici, kendi boyutundaki çoğu tür için ölümcül olan bu iğneler alkaloid zehre sahip.
Savaşın diğer tarafındaki karınca türü ise, kendine has asidik bir zehre sahip çılgın Rasberry karıncaları ya da Latince adlandırılmasıyla Nylanderia fulva. Formik asit temelli bu zehir karınca türlerinde de sık görülmekle birlikte atmosferi etkiliyor olabilir. Bu zehir diğer karınca türlerinde sık görülmesine rağmen, asitlerle alkaloidlerin (bazların) birbirini nötrleştirebileceğini bilecek kimya bilgine sahip tek tür muhtemelen Rasberry karıncaları. Bu bilgiye sahip olmakla kalmayıp, zehirlerini ateş karıncalarının zehri üzerinde kullanarak yapışkan bir madde üretmekteler.
Daha önce yapılan araştırmalar, Rasberry karıncalarının %98’inin kendi zehirlerini ateş karıncalarının zehrine karşı savunma amaçlı kullanarak hayatta kalabildiğini göstermişti. Zehir salgılayan bezleri alındığında ise çılgın karıncaların sadece %48’i hayatta kalabilmişti. Haftalık kimya dergisi Angewandte Chemie’de yayınlanan yeni araştırmaya göre, savunma reaksiyonu sonucu oluşan yapışkan madde iyonik sıvı halindeki amonyum format.
İyonik sıvılar, sıvı halde bulunan tuzlardır. En bilinen tuz olan sodyum klorür(sofra tuzu) 800 santigrat dereceye kadar ısıtılarak sıvılaştırabilmektedir. Diğer tuzların sıvılaştırılması da benzer şekilde yüksek sıcaklık gerektirmektedir. İyonik sıvılar ise orta sıcaklıklarda (tanımlar farklı olmakla beraber genellikle 100 santigrat derecenin altı orta sıcaklık kabul edilir.) sıvı halde olan tuzlardır. İyonik sıvılar; bataryalarda, ilaç sektöründe ve çeşitli sanayi dallarında kullanılmaktadır. Araştırmayı yürüten ekibin başı Profesör Li Chen’e göre iyonik sıvıların pratikteki kullanışlılığı, doğanın bir çok kullanışlı egzotik maddeler ürettiği bilinmesine rağmen, doğadan örneklerinin bulunmamış olması ile birlikte düşünülünce oldukça kafa karıştırıcı bir hal alıyor.
İki türün kökeni de Güney Amerika’da, dolayısıyla bu özelliğin orda evrimleşmiş olduğu düşünülüyor. Ateş karıncalarının Kuzey Amerika’ya gelişinin üzerinden önemli bir süre geçmiş olmasına rağmen, zehir nötralizasyonu ancak Rasberry karıncalarının Teksas’a geldiği zaman olan bu yüzyılın başında gözlenebildi. (Tür, ismini karınca göçüne ve düzensiz göç rotalarına dikkat çeken Teksaslı Tom Rasberry’den almıştır.)
Çılgın Rasberry karıncaları düşmanlarına oranla daha az can acıtıcı bir iğneye sahip fakat bu durum onları daha güçsüz kılmıyor. Aksine, Kolombiya’daki büyük bir alanı ekolojik olarak harap etmiş durumdalar ve elektrik tesisatına zarar verme bu tür için oldukça yaygın bir davranış. Ayrıca, yemlere duydukları ilgisizlik ve çok kraliçeye sahip koloniler oluşturmaları yok edilmelerini zorlaştırıyor. Zararlarına rağmen bu yok etmesi zor karınca türü bize en azından ateş karıncası balsamını nasıl üreteceğimiz hakkında bir fikir vermekte.



Hiç yorum yok: